5 Ocak 2011 Çarşamba

dönüşük açılımlar

Eveet, önce Türkiye'ye, sonra kendime geldikten sonra başlayabilirim. Jet-lag çok pismiş meğer.

İlk olarak şunu söylemek isterim ki, Ankara'daki kılık kıyafetiyle, kalın çerçeveli gözlükleriyle kendini hipster ilan etmiş tipler New York'u aratmadı, hemen adapte oldum :P... Modayı bu hızda yakalayabiliyosak demek artık bi eksiğimiz kalmamış, şükür! O ne endamlı kızlar, o ne kıdemli playboylar, o ne gossip girl ilişkiler! Bir de bizi köy okullarında hala soba yakıldığına ayan reklamlar olmasa bu iş tamam, biz de Amerikayız, biz de özgürüz!

Siyah zeytine, çubuk turşusuna ve rakıya olan hasretimi giderdikten sonra tekrar aldım Cosmpolitan kadehini elime. Elime yakışıyo o kadeh, sevdiğimden değil. Almanların değimiyle "Schiki-Miki" gece hayatında salınmaktan başka bir sorumluluğum olmadığına göre hemen kızları toplayıp "pump"larımızla buzda yürüme yarışı düzenlemeliyim. Evet, bu haftasonu...

İşim gücüm de var tabi benim, bugüne bugün doktorasını bitirmiş (s.kik) bi akademisyenim ben. Yayın yapmak, çevirilerimi bitirmek, literatür organize etmek için hemen kolları sıvadım, ama bi üşüme geldi, indirdim hemen kollarını gömleğin. Jetlagtandır, jetlagtan dedim, rahatladım. Başlarım elbet, buzda düşüp kıçımı kırmassam.

Şimdi bolca kitap okuyorum (Orhan Pamuk- Masumiyet Müzesi), özlediklerimi görüyorum, Gökçe'yle onlarca saat aralıksız konuşuyorum, çiçeklerime su veriyorum, hocalarıma laf anlatıyorum ve size söyleyemeyeceğim başka şeyler yapıyorum. Dönmek güzel... Ama başka şeyler de istiyorum artık. Mesela özentisiz, salaş bi mekanda arabesk dinlemek istiyorum. Film festivaline katılmak, yağlı boyaya başlamak,  sergiler gezmek (mesela Ekin'inki) istiyorum. Düstopik şehirleri görmek, mesela Mardin'e gitmek istiyorum. Fotoğraf çekmek; nü kadınları, kuru dalları, çocuk suratlarını, sirk sanatçılarını, şehrin kuytu sokaklarını ve koca dağları çekmek istiyorum. Evin bir köşesinde dekore ettiğim elf ormanımı tamamlamak sonra da bir masal yazmak istiyorum. Hepimiz yaşantımızla masal yazmak istiyoruz ama çok azımızın bir masalı baştan sona okumaya yetecek yüreği var, değil mi? İşte artık böyle olmasın istiyorum..

6 yorum:

Özgür Ceren Can dedi ki...

ooo! dönüşün muhteşem oldu bebeğim!:))

Hich dedi ki...

e senden daha iyisini bekliyorum yawrum... e hadi...

Profösör dedi ki...

Senin yazdığın masalda şuşeden çıkan bir cin olmak isterdim doğrusu. "Dile benden ne dilersen?"

Özür dilerim birden heyecanlandım.

Hich dedi ki...

:) sevgili prof. heyecan isterim zaten ben de, başka bişey istemem..

Profösör dedi ki...

Teşekkür ederim. Bir ricam olabilir mi sizden. Bu bloğu ihmal etmemelisiniz. Zira sayende feyiz alıyoruz. Gerçekten.

Hich dedi ki...

:) teşekkürler profesör...