Eveet, önce Türkiye'ye, sonra kendime geldikten sonra başlayabilirim. Jet-lag çok pismiş meğer.
İlk olarak şunu söylemek isterim ki, Ankara'daki kılık kıyafetiyle, kalın çerçeveli gözlükleriyle kendini hipster ilan etmiş tipler New York'u aratmadı, hemen adapte oldum :P... Modayı bu hızda yakalayabiliyosak demek artık bi eksiğimiz kalmamış, şükür! O ne endamlı kızlar, o ne kıdemli playboylar, o ne gossip girl ilişkiler! Bir de bizi köy okullarında hala soba yakıldığına ayan reklamlar olmasa bu iş tamam, biz de Amerikayız, biz de özgürüz!
Siyah zeytine, çubuk turşusuna ve rakıya olan hasretimi giderdikten sonra tekrar aldım Cosmpolitan kadehini elime. Elime yakışıyo o kadeh, sevdiğimden değil. Almanların değimiyle "Schiki-Miki" gece hayatında salınmaktan başka bir sorumluluğum olmadığına göre hemen kızları toplayıp "pump"larımızla buzda yürüme yarışı düzenlemeliyim. Evet, bu haftasonu...
İşim gücüm de var tabi benim, bugüne bugün doktorasını bitirmiş (s.kik) bi akademisyenim ben. Yayın yapmak, çevirilerimi bitirmek, literatür organize etmek için hemen kolları sıvadım, ama bi üşüme geldi, indirdim hemen kollarını gömleğin. Jetlagtandır, jetlagtan dedim, rahatladım. Başlarım elbet, buzda düşüp kıçımı kırmassam.
düşünme zamanı: tl logosu
4 saat önce
















































6 yorum:
ooo! dönüşün muhteşem oldu bebeğim!:))
e senden daha iyisini bekliyorum yawrum... e hadi...
Senin yazdığın masalda şuşeden çıkan bir cin olmak isterdim doğrusu. "Dile benden ne dilersen?"
Özür dilerim birden heyecanlandım.
:) sevgili prof. heyecan isterim zaten ben de, başka bişey istemem..
Teşekkür ederim. Bir ricam olabilir mi sizden. Bu bloğu ihmal etmemelisiniz. Zira sayende feyiz alıyoruz. Gerçekten.
:) teşekkürler profesör...
Yorum Gönder