5 Eylül 2010 Pazar

alış bu verişe :P

Burda alışverişten başka bi etkinlik yok mu a.q.? Bir sanat galerisi gezelim, bir sinemaya gidelim efendime söyliyim bir müze, bir konser bir park da mı yok lan.

Her gününü outletler'de mall'erde department store'larda şuursuzca geçiren, biriktirdikleri bütün parayı dandikus çullara -çaputlara yatıran, beraber geldiğim Türk ekibinin sevgili ünitelerine buradan sesleniyorum: Türkiye'de olmayan tek şey- belki de yaygın olmayan demeliydim- lavabolardaki çöp öğütücüler...! Ondan başka buradan oraya taşıdığınız herşey binekliğinizden olabilir mi? Sorarım.

Neyse ben de, sevgili blog kardeşlerim, arada onlara uymuyor değilim. Bugün yine gittim. Bizi saat 12de bırakıp 7 de alacakları (öh artık) bir alışveriş etkinliğine turla(!) katıldım. İki minibüs gittik, 22 kişi! Evet. Ama sorun kendime ne aldım? Bir adet güneş kremi. 7 saat boyunca sözde indirimin bağrı yanık takipçileriyle ve onların, uyruk tanımaksızın zırlayıp carlayan çocuklarıyla hınca hınç dolu bir alışveriş semtinde(!) G.A.P'miş yok efendim Calvin Klein'mış yok Micheal Kors'muş, aman çok da matahmış gibi dizilen dükkanların arasında elimde güneş kremim, tepemde güneş dolandım. Bi H&M bile olmaz mı be memlekette? Yok işte...

Kararlıyım yarın, öbür gün ve dahi öbür gün de programlarında farklı alışveriş merkezlerine gitmek olan bu tuhaf arkadaşlarıma uymayıp bu acayip trend'e bir dur diyeceğim. Vay kapital sistemin bacaana.

Hiç yorum yok: