27 Ocak 2010 Çarşamba

onu yeme beni ye

DİKKAT: Aşağıdaki yazı tamamen uydurma bilgilerden oluşur. Yazıya ilişkin herhangi bir sorumluluk tarafımdan kabul edilmez. Ana haber bültenlerine de çağırmayın çıkmam!

Bizim ailede gelenektir; herkes form korumak adına beslenmesi ile ilgili radikal ve tehlikeli oyunlar oynar. Mesela Gökçe (sisi), anoreksia, bulimia, bilimum hastalığı denemiş, tatmin olmamış, kalın kemikleriyle makul ölçülerde barışmayı seçmiştir. Mesela babam, bir ay süreyle, hergün sadece iki ceviz, bir sütlü neskafe ile beslenip, 4 saat spor yaparak kolestrolünü düşürmeyi becermiştir. Kendimize has yöntemlerimizle hepimiz fitizdir. Egzersiz yaparız, yediğimizi seçeriz, inceciğiz.

Gelelim size.

Yiyorsunuz. İçiyorsunuz. Şişiyorsunuz. Nolcak böyle? Daha kaç yaşındasınız!

Çocuk musunuz da fastfood yiyorsunuz? Amerikan mısınız nesiniz?


Yanlıştasınız. Şimdi müdahale edeceğim. Kendi ucube ve tamamen bilim-dışı yada psödö-bilimsel tekniklerimle beslenmenize bulaşacağım.

Önce kaç kilo fazlanız var, hesaplayın. Internette yüzlerce ideal kilo ölçer tool var, ölçün. Eğer 10 kilo ve daha yukarısıysa -hadi kıyamadım size- bir diyetisyene gidin. Eğer fazla kilonuz 10 kilodan aşağıysa hallederiz abla. Hığ:) Şunları deneyin:

1- Yağı kesin. Yağın ne faydası var size? Bazı vitaminler yağda çözülür tamam da etten sütten alırsınız o kadarını. Büyüme çağında mısınız da hücreleriniz yağa ihtiyaç duysun. Kesin efem... Hiç yağ koymayın yemeklerinize, anneniz koyarsa azarlayın, geleceğiniz ile oynadığını, bu işin ucunun çirkin ve salak torunlara kadar vardığını anlatın- çünkü siz çirkinseniz iyi genlere sahip bir eş bulma oranınız da düşecektir, e tabi çocuklarınız da ona göre...

2- Karbonhidrat (ekmek, pilav, makarna, un gibi) yemediğinizde yorgun hissedersiniz. Belki de mutsuz. Tamam. Ama çok yerseniz de mutlu kıçınız keyfini bozmak istemez, atalete gark olursunuz. Hareketsizliğin devinimsiz deviniminde ve uzayın ışıksız yalnızlığında koca bir paradoks oluverirsiniz mazallah! O yüzden hergün 1-2 dilim ekmek yiyin, bari kepekli olsun, lif mif lazım şimdi bağırsaklarınıza. Ya da 3-4 kaşık, pilav/ makarna. Makarnanın da kremalı veya bolognaise soslularından kaçının. Başkada carb almıyorsunuz, bilginiz olsun.

3-Proteine (et, balık, süt, peynir, yumurta misal) abanıyorsunuz. Izgara, haşlama ve fırınlama usulleri size uygun. Kızartmayı aklına bile getirme. Kaşar yeme beyaz peynir ye. Dünya "feta, feta" diye inlerken senin ne işin var kaşarla şeyle.

4- Tatlı? Kadın okuyucunun bazısının burada sesini şımartarak "aaağ, tatlı olmazsa olmaaz, varsın 100 kilo olayııığm" dediğini duyar gibiyim.



Al bebeğim, sana tatlı.



Tatlı yemeyeceksiniz, ama korkmayın yerine tam olarak geçen bir ilacım var. Güzel beyniniz bazı besinler alındığında sizi mutlu eden, dopamin, seratonin vs hormonları salgılar. Tatlı bunlardan biridir. Fekaat, "acı" da bunlardan biridir. Aynı hormonlara o da hükmeder. Yani cicim, tatlı isteyince cancağzınız ne yapıyorsunuz, hemen bir acı biber atıyorsunuz ağzınıza. "Aman ben acı yiyeyemem" felan yok. No pain no gain. Ya şimdi acıyı yer ağlarsın ya da 35inde ben bu g.tü nereye oturtsam diye ağlarsın. Hemen markete yollan şimdi, git arnavut biberi, cin biberi, acı biber turşusu, ne bulursan al, stokla. Evet belki biraz hemoroid derdin olur ama, her yediğinde popona yerleşerek ileride zavallı omurganı iki büklüm edecek bir beladan da kurtulursun.

5- Ne içcen? Garsona öyle "bana kreması üstünde bi kahve getir", "hocam bana bir bira ver", "ben bi kola alıym" yok! Ayrana noldu da kola içiyosun? Maden suyu iç, limonata iç, freş portakal suyu iç, kahveni bildiğin sütle iç. Krema neymiş! Bak dostum, Almanlar senin içtiğin o biraya "likit ekmek" diyor, biliyor musun? 70lik birada 350 kalori var bebeğim. Ekmekte kaç kalori var? Yarısında 300. Yani her içtiğin bira ile yarım ekmekten fazla yiyorsun! Gecede 3 tane içsen akşam yemeğinin üzerine, 2 ekmek deviriyorsun neredeyse! Aklını başına al, şarap iç, rakı iç, votka, tekila!

6- Kuruyemiş yasaaaak! Yağlardan sonra, bilinen enerjisi en yüksek besinler kuruyemişler. Fındık misal, rekor onda! 100 gr'ı 670 kalori civarı. Bi avuç fındığın neye iyi geldiğini biliyosunuz artık, popoya. Çekirdekmiş, cevizmiş, bademmiş yok. Sonra mesela cips;rafıls, doritos!AA, yasak dostum. Yağda kızarmış incecik materyaller onlar; daha çok yağlar yani. Ama biz yağı zaten kesmiştik, kızartmayı da tabi.. Dimi tatlım?

7-Sebze- meyve konusunda sınırlarını zorla şekerim. Kendinle yarışa gir; ne kadar daha çok yiyebilirsin diye. Pişmiş olsun çiğ olsun, gözünün yaşına bakma tüket. Yalnız bamya yeme, bence iğrenç. Çay iç bolca. Yeşili kırmızısı ayrıma. İnanma öyle her söylenene, çay iyidir, hızlandırır, temizler.

8- Egzersiz yapmayacaksın biliyorum. Buradan bağırsam da olmayacak. O yüzden bari seks yap. Yarım saatinde 120 kalori harcarsın, yarım saatlik yürüyüşe denk, fena değil. Partnerin yoksa temizlik yap bebeğim. Mesela bezle yerleri yarım saat ovsan 160 kaloriyi cayır cayır yakarsın. Yak, acıma.

Yukarıda saydıklarımı hayatına sok bakalım neler olacak. Birkaç ay ye, iç ama bunlara dikkat et. Büyüdün artık bak, evde kalıcan.

16 yorum:

varol döken dedi ki...

sen insanı bayağı bayağı teşvik ediyorsun ya:) günlük kullanımı blogların ötesine geçmeyen ben gittim ideal kilomu da hesapladım, kalp krizi riskimi de ölçtürdüm...

imkan olsa yoruma spoiler vereceğim çünkü bayağı uzun olabilir... yani ne kadar uzun olabilir, sadece okuyan değil yazan da sıkılıyor bir süre sonra, sıkılan okumasın ama yüzüme söylemesin ayıp... arkamdan konuşun, reklam olur, ekmeğimizi ordan kazanıyoruz (ekmeğe ayrıca gelcem)

çıkan sonucumu sonda vereyim ki milletin bir kafası apışsın bir vay babana çeksin bir hadi len ordan desin, bir ulan hayatın yalan dolan pis kan emici, yer miyiz bu numaraları desin ama biri de inansın bana birader o biri var ya o biri o biriyle dünyayı fethederim gerekirse evlenirim onunla ama gerekmiyorsa erkek olmasın o biri, kadınlar da inansın bana, gözlerime bakmasın ama inanırken, yemez çünkü...

neyse madde madde gidip sonuca gelecez işte anladınız...

1- bir kere ben çirkinim bunu bir başta açıklayalım, bunun yağla balla ilgisi yok... polemik konusu olmasın yok yağ yedin de böyle oldu falan... yedik bu yağı küçükken fenalar fenası kaplar kabı yayıklar yayığı... sabah kahvaltısında tereyağ ve baldan başka bir şey görünce sinirlenen bir çocuktum ben bırak başka bir şey olmamasını... öyle de zalim öyle de psikopattım ama kilomu falan çocukluğumuzda aramayacağım korkma... yağı bol bulan arap gibiydim diyelim özetleyelim ama şimdi öyle miyim... tip olarak yine arap gibiyim ama sürmüyorum orama burama... neden kahvaltı etmiyorum artık ben... yağ yok...

2- ekmek yemem... makarna ya da pilav yarım tabak hafta içi her gün öğle yemeğinde, o kadar... pilavdan dönenin kaşığını sözünden dönenin kalbini kırarım... ama kalbim ekmek içi gibidir (buraya kadar hala okuyan o kadına selam ederim)

3- kızarmamış balık balık değildir felsefesine ara ara kağıtta levrek yok bilemedin teriyaki usulü japon balığı, akvaryumda birbirini yiyen lepistes kavurma gibi türlü yiyeceklerle dur derim... fazla et yemem... yumurta süt haftada 1... peynirlerden ezine, şehirlerden medine... korkma korkma kafiye olsun diye yaptım batı çocuğuyum ben, batı kültürünün çarpık ürünüyüm...

4- ister fakir ol ister fukara yatmadan önce at bir milka... tatlımı alırsan benden tatlı dilimi bir kenara koymak zorunda kalırım... çok acı laflar ederim sana, üzülürüm sonra yine tatlıya vurmak zorunda kalırım kendimi... işimizi zorlaştırma her akşam bana sakızlı muhallebi olsun, profiterol olsun, fıstıklı dolama olsun, cheesecake olsun böyle kozmopolit tatlılar getir, doğu batı senteziyle yor beni...

4- (şimdi blog yazarını mı kırcaz o 4ten sonra yine 4 geliyor diyorsa 4 geliyordur) şimdi bu çocuk daha geçen gün kendine takvim yaptım... çünkü niye haftanın günlerini unutuyordu artık... o günlerde neler yaşandığını unutmaya başlayalı çok oldu ama günler de devreye girince şöyle yaptı... pazartesi-rakı, salı-şarap, çarşamba-bol rakı, perşembe-votka, cuma-viski, cumartesi-rakı+bira, pazar-su... şimdi sen cumartesiye takılma ben birayı cumartesi çeşnisi yaparım... içmem öyle çok... yani bira içmem öyle çok... her gece 1 litre ayran da içer bu deli gönül, tutamam kendimi, ayrana yoğurda sevdalıyım, bil ki eğer o kadınsan bir gün aramıza girerse yoğurt girer benim ayran yüzlüm (ay yüzlüm müydü bunun aslı?)

5- şimdi burda sen biraz kenara çekil oysan eğer biz blog yazarı ile kapışçaz biraz... taş devri diyeti diye bir diyet duydum ben diyor ki 100 kilo kuruyemiş ye... o fındıksa bu ne, o bademse kör öldü mü? ben her gece bir avuç fındığımı yer, avuçlanacak kadar güzel bir popo bırakırım gelecek nesillere...

6- seks konusuna tabi ki girmeyeceğim burda, ne sandın sen beni? ancak obsesif kompülsif bir insan olarak o kalorileri kovaya sıkarım ben, tozunu alırım kalorilerin... haftada 1... hayır seks değil... girmeyeceğim dedim ya... hayır konuya...

bu kadar yazıyı yorum kaldıracak mı bilmiyorum ama bu hayat stiliyle ben kaç kilo kaldırırım yazacağım...

azzzz sonra...

varol döken dedi ki...

oy fena olmuş okuyacak göze... bir blogun daha resmi olarak içine etmiş bulunuyorum... hich in ne space ini bıraktık ne ship ini... neyse olan oldu bir kere... geçelim benim başta aldığım ama heyecan olsun diye sona yazacağım sonuçlara...

bu yaşam stiliyle (sporu falan bırakalı da yıl oldu kapa parantez) bendeniz efendim 1.70 boyuma 70-72 arasında oynayan kilomla gayet normal ve 10 sene içerisinde % 4 kalp krizi payımla gayet sağlıklıymışım... bilmiyorum normal mi ona blog yazarı karar versin...

beni sevecek misin sen karar ver ama... hişşş sana diyorum... evet sen...

banyosuyu dedi ki...

ulan!
madem sorunun yok ne yazıyosun bu kadar demezler mi adama vırol?
bir yorum diycektim şurda hepsini unuttum bre.

varol döken dedi ki...

özür dilerim...

söz bu akşam bir büyüğün yanında 2 kglık deniz levreğini tek başıma götürcem...

dip göbek: göbeğim var benim, göbekli bir sorun...

Hich dedi ki...

offf... dur şimdi sebzeli tavuğumu bitireyim, ondan sonra dönüp yazcam sana varol. oha diyorum :D

Hich dedi ki...

varol döken, tavuğumu, salatamı yedim, şimdi sıra sende...

oyh, nerden başlasam. Sırayla o zaman.

- tatlıya kadar iyi gittin. ama tatlı, nayn! Acı yiycen, başka yolu yok. haz ile acı arasındaki o ince çizgi bebeğim yu nov?

-4 numara ilgili değişiklik yaptım araya birde sebze maddesi soktum.yersen:)ayrıca böyle içmeye devam et, meyhane diyeti diyoruz buna.. akşam yemeği yerine içiyosun oturup.

-taşdevri, öyle diyet olurmu len? yalan. sakın deneme, popon srkandan kovalar seni alimallah!

-sex konusuna ben de girmiyorum hiç, hayır. hiç girmeye gerek yok o konuya. Konuşmak yersiz sex hakkında.yok.

-sonuçlarına gelince bebeğim,olmamış beğenmedim. Normal kabul edemem bu sonuçları. biraz fazla kilon var, yani yiycen arnavut biberini s.kes.ke... :)

PS: çok eğlendim yine lan. blog yazsan nolcak acaba, sıkça düşünürüm bunu,yani 50 kalori falan edersin aktivitemde bak! eheheh, yaz yaz,aferim. ama müsteriyi korkutma, bkz. banyosuyu :D:D

Kasux dedi ki...

kızım neredeyse 1 aydır acım spor desen alasını yapıyorum herrrgün spor salonundan tut evde bilen yapıyorum gel gör ki 100 gram bile veremedim yazda gelmeye başladı bi 5 kiloversem hepinizi bursaya davet edip iskender yedirtcem

varol döken dedi ki...

sağlığımı sebze ve meyve yememeye borçluyum ben:) yediniz gdolu ürünleri yıllarca ben ne yaptım, burun kıvırdım pırasaya, çemkirdim portakala...

müşteriyi bırak bugün okuyunca benim bile gözüm korktu... yazmayacağım artık öyle uzun uzun...

uzun uzuna baka baka kararır... tutamıyorum bak görüyor musun... vasatlık hastalıktır!

varol döken dedi ki...

akşam yemeği niyetine içtim yine dün oturup... ama ben sana bir şey diyeyim mi asıl arkadaş diyeti lazım adama... çünküsü ne güzel iki kaşık meze bir ufak rakı diyip sallan yuvarlan evime yürürken yine buldum etap birahanesinde kendimi...

kilo bırakmak isteyen önce arkadaş bırakcak bunu gördüm ben dün:)

varol döken dedi ki...

bu arada bana takılıp blogdan kaçan varsa, bana ne takılıyorsun oğlum manyak mısın... benim olayım bu... takılma bana... atla geç... güzel şeyler var burda... maksimum faydayı al, bana takılma... ama yok illa da varol ben sana takılmak istiyorum dersen, sana çok kanım ısındı dersen takıl bana... böyle de hisli bir insanım... kıyamadım...

kıyamalı börek çekti canım...

banyosuyu dedi ki...

müşteri korkmadı bre korkmadı da dikkati dağınık.
adamın yazdıklarını okucam diye iflahı kaydı.
sonuna kadar okudum. bir de yetmezmiş gibi bütün yorumlarını da okudum.
aha bak sana cevap yetiştircem diye yine ne diyceemi unuttum.

Hich dedi ki...

kıyamalı börek çekti ha canın! daha hala ye iç sen. yediklerin mi yarıyo yoksa yeni bira reklamı gibi arpan mı fazla geliyo bilemedim. GDO felan evet hakkın var biraz ama, napalım bi çilek, bi taze bakla yemeden?

Kasux bebeğim,nası bi diet yapıyosun bilmiyorum:/ ama dediklerimi dene ve bir de aç gezme! aç gezdikçe metabolizman yavaşlıyo kıtlıkta sanıp kendini yağlarını falan rezerv ediyo! yani "sık ye az ye" atasözü ordan gelio. hadi, proteine aban, yağı kes, işte vs. ;)

Hich dedi ki...

banyosuyu, bak dikkate iyi gelen şey ceviz! ama kilon yoksa ye! varsa dikkatsizliğe mahkumsun:)

neden ceviz? çünkü beyne benziyoooğ!
;)

banyosuyu dedi ki...

ee ama hani aralarda bir avuç ceviz, bir avuç fındık, bir avuç badem yiyorduk?
noldu bu da mı yalandı?

Hich dedi ki...

aaa, hayır banyosuyu, tabiki yemiyoruz fazla kilo varsa! bkz. 6. madde! ama cevize biraz torpil geçişlebilir bence, omega 3 deposu olmasından kelli.

giz dedi ki...

benden sana gelsin bu ödül :)))

http://giz-nemoda.blogspot.com/2010/03/oscar-gpta-ile-bakarken.html