4 Eylül 2009 Cuma

Pekiştirilmiş Sezinsel Psiko-Sosyal Tespitoloji V.1

1- Ailesinden görgülü, iyi eğitim almış erkek çocuklarının çocukluk arkadaşlıkları bozulamaz! Bunlar okul hayatları boyunca dizdize yaşar, birbirlerini kollar, hele ki lisede vs aynı okula gittilerse, geri kalan hayatlarında kadınların bile(!) anlayamayacağı bir ilişkileri olur, birbirlerine yapışırlar. Kadınlar geçicidir, dostluk bakidir onlara göre... Hiç yalnız kalmazlar... İmrenirim.

2-bu her ne kadar daha önce anonim olarak dillendirilmiş olsa da- Aşırı feminist kadınlar hakikaten ya çirkindir, ya lezbiyendir ya da ikisi birdendir. Hatta hemen hepsinin içinde lezbiyenlik eğilimi olduğunu sezer gibiyim...
Azıcık feminist olanların da çoğu ağızları boş kalmasın, lafla dolsun diye feminismus ahkamı keserler, ama yatak odalarında feminizmin Fe'sini tanımazlar, bilesiniz! (ben nereden bilirim? anlatırlar)

3- Stephen King okuyan adamdan zarar gelmez. Hiç görmedim ki bir King okuyucusu kitaplardaki korkunç karakterleri biraz andırsın ya da kötü kötü baksın ya da gerginlik yaratmaya meraklı olsun ya da...
Tersine bu kişiler ekseriyetle muhlis, naif, duygusal kimselerdir; belki de asla yaşayamayacakları gergin, tansiyonu yüksek deneyimleri King kitaplarında aramaktadırlar.

4- Almancı dişileri üçe ayrılır:
-Asimile olmuş Almancı dişisi; çok azgındır, libidosu tavandır, yaşam onun için her saniyesinde bir şovdur, kendisi de şovun yıldızıdır! Koca kıçlı, kıl kaplı gövdeleri, boyadan paçavra olmuş saçlarıyla dünyanın şu koca şovunda aslında hangi rolü oynadıklarından bihaber bu dişilerin bilmedikleri birşey daha vardır; Türkiye'de bağıra çağıra Almanca konuşmaları çok ayıptır. İğrenç görüntülerini Almanyalarına götürsün orada bağırıp çağırsınlardır.
-Asimile olmamış ama bağnazlaşmış, yobazlaşmış, konservatif Almancı dişiler, Türkiye'deki yobaz hemcinslerinden pek farklı değildir; bunlar a.k. partisi kadın profilinin dil bilenleridir.
-Asimile olmamış ve yobazlaşmamış Almancı dişisi ise bir içim sudur. Aklı güzel, kendi güzeldir, lafı sözü dinlenir. Tek sorunu diğer aygırlar gibi kaşlarını almayı bi türlü becerememesidir. Ama olsundur, onu da estetiğin kültürler arası algısındaki farklılaşmaya bağlayabiliriz biz.

5 yorum:

Özgür Ceren Can dedi ki...

ahahaha mannnnyak! :D

varol döken dedi ki...

@hich
kara kule'nin ilk baskısı yurt çapında tükenmiş ve hazır ben bir kez daha ankara yapıyor iken, şimdi ben o kitabı senden bir if gecesinde ödünç alsam, sonra kitabın geri dönüş süresi istanbul misafirliğinize bahane olsa (almancını, kocanı, kap kacağını al gel, yerim bol değil-stüdyo-ama imkanlar bol:) cümleler bu kadar uzamasa, yollarda stephen king okunsa, it'ten sıkıyorsa daha iyi bir parapsikolojik gerilim yazılsa, -ses deneme -sas deneme -sos deneme 1-2, drei, vier, fünf, acht, neun, zehn, yaşasın felsefik zen...

Hich dedi ki...

:Puahah
varol hakkaten ya.
şimdi bende kara kule yok, elimde yok. babamda kaldı, çoğu Kingler gibi.. Ama sana falcıyı hmm bakiym başka burda olaaan, blaze'i, göz'ü verebilirim yada yerini tutacak bir Dean R. Koontz da getirebilirim. ne zaman gelenzi?

varol döken dedi ki...

ya diğerleri kolay... koontz da ancak king'in olmadığı yere dolar... bütün ankara birleşin bana bir kara kule buldurun be, onun yüzünden geriye kalan 6 kitap melul melul yüzüme bakıyor...

bir aksilik olmazsa 26sı sabahtan gelirim, pazar gecesi dönerim, ah ankara bebeğim, sen bana neler yaptın:)

Hich dedi ki...

tamam ankaranın meşhur kitapçısı Dost'ta kesin vardır karakule:D Ankaranın grisi pek uyar king'e zira.
gel, görüşelim sarhoş sarhoş:)