29 Temmuz 2009 Çarşamba

New-age bullshit ( Yeni çağ kebabı)

Evet, "yeni-çağ" olarak Türkçeleştirdiğimizde bir şeye benzemeyen new-age, insan potansiyelini araştıran ve evrensel gerçekliği arayan spiritüel bir akımdır aslında fakat meme uçları pek sivridir... İncilerinden seçmeler efem:

Foton Kuşağı: İpimle kuşağım, s.kmle t.şağımdır... Astronomik oalrak olası bir gök cisimleri dizilimidir. Fakat bu durum "2012 yilinda günes sistemimiz tüm gezegenleri ile birlikte bu kusaga girdiginde dünyamizin ozon deligi onarilacak ve tüm yasam 3. boyuttan 5. boyuta geçecek."* şeklinde yorumlanmaktadır.... 3ten 5e uzadığımız bu dönemde ekmek kızartamayacak, TV izleyemeyecek, şişecek, şişecek, sonra iyileşip telepati yapacak, kaşık bükecek, süpermen olacağız, ve uzay gemilerimiz(!) fezada fink atacak.... Ozon deliğimizi onarmak üzere de Galaktik Federasyondan emekçiler gelecek, pamuk eller cebe girecek.

2012: Maya takviminde dünyanın sonu olarak belirtilmekte, new-age uleması tarafından zamanın sonu ve hatta başlangıcı olarak yorumlanmaktadır. Ben de bu yoruma inanırım, ama hala bi hareket göremediğimden kıllanmaktayım. Apokaliptik yalanlardan biri olabilir mi acaba??... Bana ne soruyosun kendin şeyet...

DNA aktivasyonu: Bir önceki yazımda değindiğim gibi, 2 değil, 6 değil tam 12 iplikçiğimizle DNAmızın göreve başlaması, bizim galaktik insana dönüşüvermemiz... 2012 yılında foton kuşağına geçişimizle olacaktır. Buradaki mutasyonun sonucunda belki penisim çıkabilecek de "penis envy" sorunumdan kurtulacağımdır.

Galaktik Federasyon: İçinde Sirius'unda bulunduğu Samanyolu Galaksisinin yönetsel örgütü! Dünya gezegeni olarak 1993te tam üyelik almışızdır da haberimiz olmamıştır. Eksik olmasınlar, biz dünyalıları aralarına almışlar ve galaktik insan tekamülüne ulaşmamız için yordam göstermektedirler. Ama Hich gibiler dalga geçsin diye mi, hayır... Hich onlardan biridir zaten.

Sirius: Büyük köpek takım yıldızının en parlağı; alfa canis majoristir. Alfa diyorum bak... Alfa-beta'nın A'sı... Bizi bunlar yaratmış, deneyler sırasında da yanlışlıkla Atlantisi patlatarak dünyadan kaçmış gitmişlerdir... Bu Sirius yetkilileriyle insan medyumlar arada iletişime geçer ve bazı bilgileri dünyaya sızdırırlar, örneğin;
"Anadolu, son devre için, Sirius tesiri için hazırlanmış bir jenaratördür. Ve buradaki halk seri devreler halinde bağlantıya geçmektedir."
*
der Sirius yetkilisi, "o halk sensin, uyan ve yak devreleri" demek istemektedir.

Bundan başka, Adrian Dvir kişisi de kitabında uzay gemisiyle dünyaya gelen X-3 isimli Siriuslu ile sohbete girdiğini iddia eder, şöyledir:
A: Uzmanlık alanınız nedir?
X-3: Başta böbrekler olmak üzere, tüm iç organlar uzmanlık alanım içindedir. Şu anda bir denetleme görevi olarak dünyanızda bulunuyorum. Buradaki tıp grubumuzun çalışmalarını denetlemek ve böbrek rahatsızlıklarının giderilmesi konusundaki sorunlarında danışmanlık yapmak üzere burada bulunuyorum.
*

Yani anlaşılmalıdır ki X-3 Sirius'ten ta buraya, Cerrahpaşaya ihtisas için atanmıştır ve Fadime Teyzenin altına kaçırma problemine çözümler arayacaktır. X-3 kuantum sıçraması yapabilirse tayini Paris'e çıkabilecektir.

Kuantum Sıçraması: "Düşünüyorum o halde adam gibi düşüneyim, aklıma gelen başıma gelir haa" şeklinde özetlenebilecek bir teknikle zihni eğiterek yaratıcı rolünü kazandırmak, kaba parçadan kibar parçacığa ilişmek... "Sevinçten delirerek" orbitallerinize zengin olmaları emrini verirseniz orbitalleriniz sizi kırmaz, zengin eder... Bu çalışmalardaki sıçramalar esnasında aşil tendonuna dikkat edilmesi gerekir, zira pat diye bir sesle kopabilir... Kişi kuantum evrende yaşamını üretirken "an" da kalabilmeyi başarırsa özgürdür, neden? Çünkü o kişi kelebeğin kanatlarındadır! Kelebek?

Kelebek Etkisi: Güney Amerika'da bir kelebeğin kanat çırpışı Asya'da bir kasırgaya sebep olabilir, konu budur... Kelebeğin ömrü 1 gün olduğuna göre Asya'daki fırtınaların hepsi aslında bir milyon yıl önceki kelebek çırpıntısı olabilir mi? Kuantumda olmaz diye bişey olmaz... Filmi de var hani... Oğlan kıza bir türlü kavuşamıyor, en sonunda sittir ediyor. "Kelebeğin yan etkisi" böyle bi adam sendecilik oluyor işte...

Gözünü sevdiğimin Yeni Çağı sana herşeyi helal kılan bir anlayış sunuyor.

Bioritim: Mesela sabahları erken kalkamıyosun ya da çükün kalkmıyo. New-age'de çareler tükenmez. "Bioritmim sabahları erken kalkmaya uygun değil benim yaa" ya da "fiziksel ritmim düşük canım yoksa sana hiç kalkmaz mı çüküm" diyebilirsiniz. Herkes anlayacak saygı gösterecektir.

Türlü masajlar, spa, aromaterapi: New-age senin keyfinin bir nevi kahyasıdır, dile ondan ne dilersen... Masaj yaptırmassan, Spaya gitmessen yaşayamaz, güzel şeyler koklamadan (aromaterapi) hayatta kalamazsın ki... Vur hedonizmanın beline hakkındır, sen yaya yaya galaktik insan olacak, dünyayı Sütlüyolda temsil edeceksin!! Aaa, lütfen keyfine bak, uzat ayaklarını, ben taşları, yağları ısıtıp getiriyorum şimdi...

Tantra: Yeni çağcılar olarak üşenmeden gittik, uzak doğunun kadim öğretisini Batıya getirdik, işinize geleceği gibi bir güzel yorumladık... Aslında Shakti ve Shiva'nın oyunundan yola çıkılıp, evrendeki her deneyimin ilahi oluşuyla ilgili köklü bir doktrin olsa da biz batılı yeni çağcılar sizi yormuyor ve hemen Tantra'nın en civcivli ritüelini açıklıyoruz: Sevişin!!! Hem de her pozisyonu deneyin!!! Zevk almak için yapın, özgür olun ve orgazm ile kutsallaşın!!! Seks üremek, zevk ve özgürlüktür. Ne kadar çok orgazm olursanız o kadar tanrısallaşırsınız!! evet, hooraaay!

New-Age ile 1 değil 2 değil tam 4 bedenin olacak!!!

Bedenlerimiz: Fiziksel beden, astral (duygusal) beden, mental (zihinsel) beden ve kozal (ruh) beden. Beden eğitimi öğretmeni olmak artık o kadar kolay değil... Bütün bu bedenlerimizin ayrı işlevi var, fiziksel olan sevişmeye, astral olan seyahat etmeye, mental olan soru çözmeye, kozal ise ruh çağırmaya yarıyor. Özellikle bunlardan astral olanı dünyayı dolaşmamıza, Tibete felan gitmemize yarıyor, hem de oturduğumuz yerden... Tek yapmanız gereken Astral Seyahat Acentasını aramak!

Çakra: "Çekil önümden çakralarımı kapatıyorsun!" derseniz ağzınıza bi tane çakrabilirler. Bu konu new-age - uzak doğu ikilisinin en çok alay konusu olmuş ögesi olsa da aslında bütün öğretilerin temelidir. Şu uzaylı dostlar bile gelip, gaipten mesajlar vermeye kalktıklarında ilk iş çakralarımıza bok atar, bizi beğenmeyip kalp çakramızı felan açmamızı önerirler. Akupunktur desen çakrasız olmaz. Ayurveda desen keza öyle. Ya bu çakrayı yersin ya da New-Age'ci olamazsın velhasıl-ı kelam!



DEVAMI GELECEK!

7 yorum:

Özgür Ceren Can dedi ki...

hieeeyt bea! dimağım açıldı ulen!
:))

Hich dedi ki...

puahaha.... bi de bana sor..

denizero dedi ki...

__:)...süper çağın özeti.com :)__

UndefinabLe© dedi ki...

Sana hayran olmak istedim şu an.

-D-

Hich dedi ki...

:D olunuz Hahaha... hatta müridim olunuz:D

UndefinabLe© dedi ki...

Biraz daha kurcuklasak neler çıkacak diye meraklardayım (=

-D-

Hich dedi ki...

bende meraklardayım.... http://hich-space.blogspot.com/2009/09/new-age-bullshit-v2.html