15 Nisan 2009 Çarşamba

Bazı Saçma Şeyler

BSŞ 7. Nestle Klasik reklamında ağlıyorum. Eskiden de Cornetto reklamında ağlardım. Önce gözlerimle yutkunma ünitelerimin arasında abuk bir vibrasyon başlar sonra da "buh" yada "böh" diye bi sesle yaşlar boşalıverir. 3-5 saniye sonra da "hay allah" der gülmeye başlarım... Bu böyle... Kabullendim kendimi....

BSŞ 8. Geçen gün sınav gözetmeniyken bir öğrenci beni yanına çağırıp " Hocam birşey sorucam, 'anal' ağız mı demekti" dedi! Birşey demeden yürüdüm gittim... "Ağzından mı s.çıyorsun" diye soramazdım.. hayır...

BSŞ 9. Kimin eli kimin cebinde bilmek çok eğlenceli. Bi herif var mesela, bir kız arkadaşımla (X) çıkarken, diğer bir kız arkadaşıma (Y) masanın altından sms yolluyor, sürekli arıyor, onu sevdiğini felan zırvalıyor, ama aynı anda X'i Ynin gözünün önünde yalayıp yutmaktan da çekinmiyor.... X dünyadan habersiz, Y kuduruyor, üstelik ikisi de birbirini tanıyor, aynı masadayız falan... Bütün gece bu böyle sürüyor, mekan kapanıyor. X ile Y koyu bir sohbete dalmışlar, bizimki morarmış, tırnaklarını yiyor meraktan...Suratıma bakıyor, pis pis sırıtıyorum :I Zira, bana göre X=Y, ikisi de iyi kızlar...Bi cesaret şu işi bi konuşsalar aralarında! Ama sonunda malesef herkes kaybediyor; herifçioğlu koluna Xi takıp çıkıyor, sabah da Y'ye sms yolluyor: "bütün gece aklımdaydın!"

BSŞ 9,5. Libya'ya gidiyor Görki... Bu nedir ya?


BSŞ 10. Küçükken Gökçe'yle ultra salaktık. Özellikle g.tünden oyun uydurma konusunda .... mesela oyunlarımızdan birinin adı "besleme" idi... Aslında "uzun soluklu evcilik" olarak tanımlayabileceğim bu oyunun materyali Barbie bebeklerdi. Gökçeyle ben günlerce onlara çocuğumuz gibi bakar, evlerini kurar, yoğurt ve marul karışımlı iğrenç bişeyler hazırlayıp küçük bebek tabaklarına koyar- sonra bu karışımı kendimiz yer, metal oyuncak tencerelerde mangal (!) yakar- dolayısıyla evi-köyü yakar, onları yıkar, paklar, annem eve dönünce bırakır, ertesi gün kaldığımız yerden başlar, kendimizi dünyanın en bulunmaz oyununu keşfetmiş gibi gururla beğenir, sanki çok gizli bir sırrımız varmış gibi okulda falan bi trip gezerdik... Şimdi yad edip gülüyoruz ama neredeyse 2-3 sene okul sonrası tek etkinliğimiz buydu ve biz çok ciddiydik!!

5 yorum:

tranquíl dedi ki...

10. harika 10.
Yahu sen başkalarının küçükken ürettiği oyunları duysan gülsen mi ağlasan mı bilemezsin ya. "Zevkli oyun" diye bi oyun üretmişti benim kuzen ya. Onun adı ilginç diye onu söyledim, daha niceeeeeleri var tuhaf tuhaf. Benim bi oyunum vardı şöyle ki :
Ben duyururdum : "ona kadar sayınca gökgürliycek yağmur yağcak öcü gelcek." herkes amansızca battaniyelerin altına saklanır ve hiçbiryerden ışık dahi giremeyecek şekilde kapatırdı. sonra 10 olduktan sonra ben yağmur, öcü ve gökgürültüsü efektlerini oyunculara simüle eder bir süre sonra da güneş açtığını veya kar yağdığını(evet bu da öcü gittiği anlamına geliyodu) duyurur çıkar, sevinir, yaşasın der, mutlu insanlar taklidi yapardık. herkes iyice kendinden geçtikten, kötülüğün asla uyumadığını sadece pusuya yattığını unuttuğunda dj ben tekrar kehanetini ilan ederdi: ona kadar sayınca gökgürliycek yağmur yağcak öcü gelcek!!
ya işte bunlardan zevk aldık biz yıllarca, çok acayip.
gemicilik vardı sonra. neyse girmiyim hiç.

Hich dedi ki...

ahahhah:)çok komikmiş...

girseydin keşke gemiciliğe de.. merak ettim şimdi... bende de daha var bi harita metod defteri kadar oyun tarifi.. yazcam zaten buralara en saçmalarını :D

denizero dedi ki...

___hahahaha nestle klasige ağladığını biliyorum....bu kadar saçma bişey olmaz :))).... bence bu mesele bir pskolok tararfından uzun analizler sonucu ortaya konulmalı .... küçükken sana çikolata ile ilgili acıklı bir hikaye anlatıp ağlattılar mı acaba?? Hansel ve Gratel in çikolatadan evi mi geliyo acaba aklına ...tam vaka :)))__

Hich dedi ki...

ya sorma denizciğim... manyağım ben ya...

spesifikarayışlar dedi ki...

x-y-z çok bilinmeyenli denklemler daha leziz