22 Ocak 2009 Perşembe

gnomes, elves, fairies, trolls, pixies, wizards...!

Hala masal okuyor ve dahası birine okutuyorum... Yüzlerce çeşidi, yerlisi, yabancısı, uzunu, kısası, mesaj vereni, absürdü.... Andersen'den Tolkien'e, Aborijin masallarından anonim Binbir Gece masallarına tekrar tekrar okuyup küçük, şirin bir huzur kuytusu arıyorum sanki telaşla... Ve çoğunda da buluyorum ağaç kovuğu gibi bir yerler.... :)

En sevdiğim karakterler de cüceler ve periler... Ama ilginçtir fantastik masallara peri masalları (fairy tales) denmesine rağmen çoğunda periler görünmezler, daha ziyade anlatıcı olduklarından bu ismi almışlar sanırım... (!)



Amsterdam'da Fantasy Shop diye yalnızca periler, elfler, fantasy role play oyunlar vs üzerine bir dükkan vardı, saatlerce- abartmıyorum- incelemiştim herşeyi, çok pahalı olmasına rağmen de bir kaç heykelcik, kartpostal vs alıp çıkmıştım.. Hatta birkaç da resmi olacaktı oranın bende...



Tabi görsel açlığı bir fil işkembesine ihtiyaç duyan ben, ilustrasyonlu masal kitaplarını da bu yaşımda okuyor olmaktan azıcık çekinmiyor değilim; mesela "Alice Harikalar Diyarında'nın hangi versiyonları var?" dediğimde çocuk kitapçısı "çocuk kaç yaşında?" diye soruveriyor... "E-kem -küm!" (Bu arada Lewis Carroll ve Alice için ayrı bir başlık açmakta fayda görüyor, bu işi de bir ara yazmak üzere şimdilik erteliyorum)

Büyümek, kariyer, roller, para off.... Sığınağım, masumiyetimin hala korunduğu masalsı perspektiften düş gücüm olarak ortaya çıkıveriyor işte.... Alenen böyle... Masal anlatın ki daha rahat uyuyayım, yoksa halen yarın savaşın patlayacağı bu ülkede yaşadığıma nasıl inanabilirim ki! Masallar var iyi ki de şöyle güzeelce uykumu alabiliyorum :)


İlgilenenler olursa önce şu linklere bir göz atsın, sonra da hemen beni arasın, küçük porselen takımımla ona çay yapayım, tavşan dostlarımız ve yakışıklı prensle beraber kötü kalpli cadıyı ve trolleri çekiştirelim...

Fantezi ilustrasyonunda çok başarılı Howard David Johnson
Perilerin dünyası sadece fantezi değildir! "fairy village"
Geniş bir bilim kurgu ve fantezi galerisi "elfwood"
Periler ve haklarındaki herşey "fairies world"
Seçme dünya masalları
Grimm Masalları - hemen küçük bir örnek benden:
(78)
Annesiyle beraber yaşayan fakir ama iyi bir küçük kız varmış, ve onların yiyecek hiç birşeyleri yokmuş. Çocuk ormana gitmiş, orada onun üzüntüsünü farkeden yaşlı bir kadın kendisine küçük bir tencere vermiş. Bu tencere "pişir küçük tencere, pişir" deyince tencere güzel, tatlı bir yulaf peltesi pişiriyor ve "dur küçük tencere, dur" deyince de pişirmeyi durduruyormuş. Kız tencereyi eve, annesine götürmüş ve böylece açlık ve yoksulluklarından kurtulmuş ve ne zaman isterlerse tatlı yulaf peltesi yer olmuşlar. Küçük kız dışarı çıktığı bir günde annesi "pişir küçük tencere, pişir" demiş. Tencere pişirmiş ve kadın doyana kadar yemiş. Sonra tencerenin pişirmeyi kesmesini istemiş ama sözcükleri bilmiyormuş. Böylece tencere kenarından taşana kadar pişirmiş ve mutfağı sonra bütün evi, yandaki evi, bütün sokağı dolana kadar sanki tüm dünyayı doyurmak istercesine pişirmiş. En büyük dert kimse nasıl durduracağını bilmiyormuş. Sonunda yalnızca tek bir ev kaldığında çocuk eve dönmüş ve "dur küçük tencere dur" demiş. Tencere durmuş ve pişirmeyi bırakmış ve her kim ki evine dönmek isterse eve dönüş yolunu yemek zorunda kalmış. (çev. hich)

Ha bu arada bu masal işi bilgisayar oyunlarında interaktif biçimde tadılabiliyor... Mesela FABLE (Alm: masal) tam da bu tatta bir grafik harikası gerçekten... Koca mantarlar, periler, cadılar, goblinler... 2.si de çıktı ama PC konsoluna düşmedi diye biliyorum.. Sabırsızlıkla bekliyoruz Görkiciğimle.... Çıksa da tezim için yeni bir bahanem daha olsa :)


Fable 2

Neyse işte masallardan ayrılmayın kıssadan hissesiyle bitiyor lafım burada...

Sonsuza dek mutlu yaşayın...

5 yorum:

Kara Kalem dedi ki...

Blogları dolaşırken kendime uzak farklı kelimelerin veya farklı bir nefesin duygu dünyama neler katabileceği garantisini ararım. Senin yazdıklarını okurken kendimdeki kısa ve göreceli renk değişiminin yazılarımada pozitif bir biçimde yansıması umudundayım. Çocukluk düşlerimin masallarla sınırlı kalmasını çok istemişimdir. Fakat yaşadığımız ülke gerçekleri ve insan aymazlıkları içinde bir düşünürün kalemine sahip olmak, kendime ait ego bencilliğinin yazılarımda düz ve mantıksal görünmesi oldukça doğal. Bir cinim olsa nargilemden çıkan dumanı yüzüne üflerdim. Belki gerçekliklerimizi sindirir, kurguladıklarından feyiz alırdım. Yaşam içinde masalsı sürüklenmek bulut üzerindeki renkli çamaşırlarım gibi ak ve pak olmak gibi sanki.

Sevgilerimle

Ahmet

denizero dedi ki...

__bizede masal okusana Esracıım ... masal okuma geceleri yapsak ne saçma olur düşünsene, eşşek kadar tipler :)).... ama iyi de olur, sakinleriz __

hich dedi ki...

Selam Ahmet, umarım sözcüklerimin küçük de olsa -rafta aradığın reçel kavanozunu çabucak bulmak kadar mesela- faydası olur. yazılarının pek de ihtiyacı yok gerçi ama.... teşekkürler:)

hich dedi ki...

denizcim belki bikaç yıla, demografik bir genişleme kaydedersek falan, okurum ;) :o

ali erkan alan dedi ki...

masallar... ben hiç kitaplarını okumadım hep canlı dinleim annemden ve süperdi...